İŞ HUKUKU
İş sözleşmesinin sona ermesinde tarafların hakları
İş ilişkisinin nasıl ve hangi gerekçeyle sona erdiği; bildirim süresi, tazminat hakları ve başvurulacak yol üzerinde doğrudan belirleyicidir. Aynı çalışan, aynı kıdemle, farklı bir sona erme biçiminde tamamen farklı haklara sahip olur.
Sona erme biçimleri
İş sözleşmesi tek bir yolla değil, hukuki sonuçları birbirinden çok farklı olan çeşitli yollarla sona erer. Hakların belirlenmesindeki ilk adım, sona ermenin hangi kategoriye girdiğinin tespitidir.
- Süreli fesih (bildirimli fesih): Taraflardan biri ihbar süresine uyarak sözleşmeyi sona erdirir.
- Haklı nedenle derhal fesih: Kanunda sayılan ağır sebeplerin varlığında ihbar süresi beklenmeksizin fesih yapılır.
- İstifa: İşçinin tek taraflı ve haklı sebep göstermeksizin ayrılması.
- İkale (bozma sözleşmesi): Tarafların anlaşarak sözleşmeyi sona erdirmesi. Makul yarar ölçütünü karşılamayan ikale sözleşmeleri geçersiz sayılabilir.
- Belirli süreli sözleşmenin süresinin dolması.
- Emeklilik, askerlik, kadın işçinin evlilik nedeniyle ayrılması gibi kanunda özel olarak düzenlenen hâller.
- İşçinin ölümü: Kıdem tazminatı mirasçılara ödenir.
İhbar süreleri
Belirsiz süreli iş sözleşmesini süreli fesihle sona erdiren taraf, karşı tarafa aşağıdaki süreler kadar önceden bildirimde bulunmakla yükümlüdür. Bu süreler asgari niteliktedir; sözleşmeyle artırılabilir, azaltılamaz. Süreye uymayan taraf, o süreye ait ücret tutarında ihbar tazminatı öder.
| Çalışma süresi | İhbar süresi | Karşılığı |
|---|---|---|
| 6 aydan az | 2 hafta | 2 haftalık brüt ücret |
| 6 ay – 1,5 yıl | 4 hafta | 4 haftalık brüt ücret |
| 1,5 yıl – 3 yıl | 6 hafta | 6 haftalık brüt ücret |
| 3 yıldan fazla | 8 hafta | 8 haftalık brüt ücret |
Bildirim süresi içinde işçiye günde en az iki saat iş arama izni verilmesi zorunludur; bu izin ücretlidir ve kullandırılmazsa karşılığı zamlı olarak ödenir.
Kıdem tazminatı
Kıdem tazminatı her ayrılışta doğmaz. Doğması için hem en az bir yıllık çalışma süresinin tamamlanmış olması hem de sona ermenin kanunda sayılan hâllerden birine girmesi gerekir.
Hangi hâllerde doğar?
- İşverenin haklı bir sebep olmaksızın feshi
- İşçinin sağlık sebepleriyle haklı feshi
- İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeniyle işçinin haklı feshi (ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik yatırılması, mobbing, çalışma koşullarında esaslı değişiklik)
- Askerlik görevi nedeniyle ayrılma
- Emeklilik veya emeklilik için gerekli prim gün sayısı ve sigortalılık süresinin tamamlanması
- Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde ayrılması
- İşçinin ölümü (mirasçılara ödenir)
Nasıl hesaplanır?
Her tam yıl için 30 günlük giydirilmiş brüt ücret tutarında ödenir; bir yıldan artan süreler oranlanarak eklenir. Giydirilmiş ücret, çıplak ücrete ek olarak yol, yemek, ikramiye, prim gibi süreklilik arz eden ödemelerin bir güne düşen tutarını da içerir — bu nedenle giydirilmiş ücret çoğu dosyada bordrodaki çıplak ücretin belirgin biçimde üzerindedir.
Kıdem tavanı: Her yıl için ödenecek tutar, kanunla belirlenen kıdem tazminatı tavanını aşamaz. Tavan tutarı her altı ayda bir güncellenir; hesaplamada fesih tarihinde yürürlükte olan tavan esas alınır. Yüksek ücretli çalışanlarda bu sınır sonucu doğrudan etkiler.
Kıdem tazminatından yalnızca damga vergisi kesilir; gelir vergisi kesintisi yapılmaz. İhbar tazminatı ise gelir vergisine tabidir.
Yıllık izin ve diğer alacaklar
Kullanılmayan yıllık izin, iş sözleşmesi sona erdiğinde ücrete dönüşür. İzin ücreti yalnızca sözleşmenin sona ermesi hâlinde istenebilir; iş devam ederken izin yerine para ödenmesi mümkün değildir.
| Kıdem | Yıllık ücretli izin süresi |
|---|---|
| 1 – 5 yıl (5 yıl dâhil) | 14 günden az olamaz |
| 5 – 15 yıl | 20 günden az olamaz |
| 15 yıl ve üzeri | 26 günden az olamaz |
| 18 yaşından küçük ve 50 yaşından büyük işçiler | 20 günden az olamaz |
Bunların yanında fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile ödenmemiş ücret alacakları da gündeme gelir. Bu alacaklarda zamanaşımı beş yıldır ve süre her bir alacak için ayrı ayrı işler.
İşe iade
İş güvencesi kapsamındaki bir işçinin sözleşmesi geçerli bir sebep gösterilmeden feshedilirse, işe iade talep edilebilir. Dört koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:
- İş yerinde otuz veya daha fazla işçi çalışıyor olmalı
- İşçinin en az altı aylık kıdemi bulunmalı
- İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalı
- Fesih işveren tarafından, geçerli bir sebep gösterilmeksizin yapılmış olmalı
İşveren vekili konumundaki üst düzey yöneticiler bu korumadan yararlanamaz.
Süreler
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Arabulucuya başvuru | Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 ay | İş K. m.20 |
| Anlaşmama hâlinde dava açma | Son tutanaktan itibaren 2 hafta | İş K. m.20 |
| Kararın kesinleşmesi sonrası işverene başvuru | Tebliğden itibaren 10 iş günü | İş K. m.21 |
| İşverenin işe başlatma süresi | Başvurudan itibaren 1 ay | İş K. m.21 |
İşe iade kararı verilmesine rağmen işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa, en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ödemekle yükümlü olur. Ayrıca kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları ödenir.
Haklı nedenle derhal fesih
Haklı fesih, ihbar süresi beklenmeksizin sözleşmeyi anında sona erdirir. Ancak bu hak süreye bağlıdır: ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık hâllerinde, fesih hakkı olayın öğrenildiği tarihten itibaren altı iş günü ve her hâlde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır. Bu süre geçtikten sonra yapılan fesih haklı değil, geçersiz sayılır.
İşçi bakımından haklı fesih sebepleri arasında ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesi, sigorta priminin hiç ya da eksik yatırılması, çalışma koşullarının esaslı biçimde değiştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmaması ve iş yerinde tacize veya mobbinge maruz kalma sayılabilir. İşveren bakımından ise işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları, devamsızlık ve iş güvenliğini tehlikeye düşüren fiiller başlıca sebeplerdir.
İbraname ve çıkış işlemleri
İş ilişkisinin sona ermesinde imzalanan ibranamelerin geçerliliği sıkı şekil şartlarına bağlıdır. Uygulamada bu şartları taşımayan pek çok ibraname geçersiz sayılmaktadır.
- Yazılı olmalıdır.
- Sözleşmenin sona ermesinden itibaren en az bir ay geçmiş olmalıdır.
- İbra konusu alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmelidir.
- Ödeme, hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılmış olmalıdır.
- Bu koşulları taşımayan ibraname geçersizdir; eksik ödeme içeren ibraname ise yalnızca makbuz hükmündedir.
Çıkışta ayrıca çalışma belgesinin verilmesi, SGK işten ayrılış bildirgesinin doğru çıkış koduyla düzenlenmesi ve varsa iş güvencesi kapsamındaki bildirimlerin yapılması gerekir. İşten ayrılış kodunun yanlış girilmesi, işsizlik ödeneği hakkını doğrudan etkiler.
Sık sorulan sorular
İstifa edersem kıdem tazminatı alabilir miyim?
Kural olarak hayır. Ancak istifanız haklı bir sebebe dayanıyorsa — ücretin ödenmemesi, sigorta priminin eksik yatırılması, mobbing, çalışma koşullarında esaslı değişiklik gibi — kıdem tazminatına hak kazanabilirsiniz. Bu durumda ayrılma sebebinin yazılı ve açık biçimde bildirilmesi belirleyicidir; sebep yazılmadan verilen genel bir istifa dilekçesi, sonradan haklı fesih iddiasını ispat etmeyi çok zorlaştırır.
İhbar süresi içinde çalışmak zorunda mıyım?
İhbar süresine uyularak yapılan fesihte iş ilişkisi süre boyunca devam eder ve taraflar yükümlülüklerini sürdürür. İşveren dilerse ihbar süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi derhal sona erdirebilir. Bu süre içinde işçiye günde en az iki saat iş arama izni verilmesi zorunludur.
Kıdem tazminatı hesabında hangi ücret esas alınır?
Fesih tarihindeki son giydirilmiş brüt ücret esas alınır. Bu ücrete, çıplak ücretin yanında yol, yemek, ikramiye, prim ve düzenli yapılan ayni yardımların bir güne düşen tutarı da eklenir. Bu nedenle bordroda görünen çıplak ücretle hesaplanan tutar, gerçek hakkın altında kalır.
Ücretimin bir kısmı elden ödeniyordu, bunu ispatlayabilir miyim?
Gerçek ücretin bordrodaki tutardan yüksek olduğu iddiası ispatlanabilir bir iddiadır. Banka hesap hareketleri, aynı iş yerinde benzer görevdeki çalışanların ücretleri, meslek kuruluşlarından sorulacak emsal ücret araştırması ve tanık anlatımları kullanılır. Mahkemeler, iş kolu ve pozisyon için ilgili odalardan emsal ücret sorabilmektedir.
Fazla mesai alacağı nasıl ispatlanır?
İspat yükü kural olarak işçidedir. Giriş-çıkış kayıtları, kartlı geçiş ve parmak izi verileri, puantaj cetvelleri, e-posta ve mesaj yazışmaları ile tanık beyanları kullanılır. Yalnızca tanık beyanına dayanan dosyalarda mahkemeler, hesaplanan tutardan hakkaniyet indirimi yapabilmektedir.
İşveren olarak feshi nasıl hatasız yaparım?
Geçerli sebep somut olarak belgelenmeli, işçinin yazılı savunması alınmalı, fesih bildirimi yazılı yapılmalı ve sebep açıkça gösterilmelidir. Performansa dayalı fesihlerde önceden belirlenmiş ölçülebilir hedefler ve yazılı uyarılar bulunmalı; davranışa dayalı fesihlerde altı iş günlük süreye uyulmalıdır. Usule aykırı yapılan fesih, sebebi haklı olsa dahi geçersizlik sonucunu doğurabilir.
Bu alacaklar için ne kadar sürem var?
Kıdem, ihbar, yıllık izin, kötü niyet ve eşit davranmama tazminatlarında zamanaşımı beş yıldır. Ücret, fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarında da beş yıllık süre uygulanır. İşe iade ise zamanaşımına değil, çok daha kısa hak düşürücü süreye tabidir: fesihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır.
Ayrılık sürecinde toplanacak belgeler
- İş sözleşmesi ve varsa ek protokoller
- Fesih bildirimi veya istifa dilekçesinin imzalı örneği ve tebliğ tarihi
- Son bir yıla ait ücret bordroları
- Banka hesap hareketleri (ücret ve ek ödemeler)
- SGK hizmet dökümü ve işten ayrılış bildirgesi
- Giriş-çıkış, puantaj veya kartlı geçiş kayıtları
- Savunma talepleri ve verilen savunmalar
- Yıllık izin defteri veya izin formları
- İşverenle yapılan e-posta ve mesaj yazışmaları
- Varsa ibraname ve ödeme dekontları
- Fazla çalışmaya tanık olabilecek kişilerin adları
İlgili sayfalar
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez ve somut dosya incelemesinin yerini tutmaz. Mevzuat değişebileceğinden güncel durumun ayrıca teyit edilmesi gerekir.