TICARET HUKUKU
Şirketler için sözleşme hazırlarken dikkat edilmesi gerekenler
Ticari uyuşmazlıkların önemli bir bölümü, sözleşmenin kendisinden değil sözleşmede yazmayanlardan doğar. Aşağıdaki başlıklar, imza öncesinde bir saat ayrılmasıyla sonradan yıllar sürecek bir davanın önüne geçilebilen noktalardır.
Taraflar ve temsil yetkisi
En sık ve en pahalı hata burada yapılır: sözleşmenin karşı tarafta imza yetkisi olmayan biri tarafından imzalanması. Bu durumda sözleşme şirketi bağlamayabilir ve elinizde yalnızca imzalayan gerçek kişiye karşı bir talep kalır.
- Karşı tarafın güncel ticaret sicil kaydını ve imza sirkülerini isteyin; sirkülerin tarihi ve temsil şekli (münferiden / müştereken) kontrol edilmelidir.
- Ticaret unvanını sözleşmeye tam ve doğru yazın; kısaltma ya da marka adı yeterli değildir.
- MERSİS numarası, vergi dairesi ve numarası, tebligata elverişli adres ve KEP adresini künyeye ekleyin.
- Şubeyle sözleşme yapıyorsanız şubenin temsil yetkisinin kapsamını ayrıca teyit edin.
- Vekâletnameyle imzalanıyorsa vekâletnamenin bir örneğini sözleşmeye ek yapın.
Pratik kontrol: Sözleşmeyi imzalayan kişinin adı, sicil kaydındaki yetkililerle birebir örtüşüyor mu? Örtüşmüyorsa imza öncesinde yetki belgesi isteyin — sonradan istemek çoğu zaman mümkün olmaz.
Konu, edim ve teslim
Sözleşmenin konusu ne kadar belirsizse, uyuşmazlık ihtimali o kadar yüksektir. "Kaliteli malzeme", "makul süre", "sektör standardı" gibi ifadeler ihtilaf çıktığında bilirkişiye bırakılır ve sonucu öngörülemez hâle getirir.
- Edimi ölçülebilir biçimde tanımlayın: miktar, teknik özellik, standart numarası, marka veya model.
- Teslim yeri, zamanı ve masrafların kime ait olduğu açıkça yazılmalıdır; uluslararası işlemlerde Incoterms kuralına atıf yapın.
- Kısmi teslim ve kısmi ifa kabul edilecek mi, edilecekse hangi koşullarla?
- Ambalaj, nakliye ve sigorta yükümlülüğü kimde?
- Teslimin nasıl belgeleneceğini (irsaliye, tutanak, elektronik onay) belirleyin.
Bedel, ödeme ve gecikme
Bedel kadar önemli olan, bedelin ne zaman muaccel olduğu ve gecikmenin sonucudur.
- Bedel, para birimi, KDV dâhil mi hariç mi ve varsa kur farkı esasları yazılmalıdır.
- Ödeme takvimi ve muacceliyet anı (fatura tarihi mi, teslim mi, kabul mü?) belirlenmelidir.
- Temerrüt faizi oranı kararlaştırılmazsa kanuni orana tabi olursunuz; ticari işlerde avans faizi kararlaştırılabilir.
- Gecikme hâlinde ihtara gerek olup olmadığını yazın; belirli vadeli borçlarda ihtara gerek kalmaz.
- Teminat isteniyorsa türü (teminat mektubu, rehin, kefalet), süresi ve nakde çevrilme koşulları netleştirilmelidir.
Muayene, ayıp ihbarı ve garanti
Ticari satımlarda alıcının çok kısa ihbar süreleri vardır ve bu süreler kaçırıldığında mal kabul edilmiş sayılır. Uygulamada en sık hak kaybı yaşanan başlıklardan biridir.
| Durum | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Teslim sırasında açıkça belli olan ayıp — ihbar | 2 gün | TTK m.23 |
| Açıkça belli olmayan ayıp — muayene ve ihbar | 8 gün | TTK m.23 |
| Satıcının ayıbı gizlemesi (hile) | Süre sınırlarından yararlanamaz | TBK m.225 |
| Sözleşmeden doğan alacaklarda genel zamanaşımı | 10 yıl | TBK m.146 |
- Muayenenin kim tarafından, nerede ve hangi yöntemle yapılacağını yazın.
- İhbarın şekli (noter, KEP, e-posta) ve muhatabı belirlenmelidir.
- Garanti süresi, kapsamı ve garanti dışı hâller ayrıca düzenlenmelidir.
- Ayıp hâlinde hangi seçeneğin kullanılacağı (bedel indirimi, ayıpsız misliyle değişim, onarım, dönme) kararlaştırılabilir.
Sorumluluk sınırlaması ve cezai şart
Sorumluluk sınırlaması, taraflar arasındaki riski dağıtan en önemli hükümdür; ancak sınırsız değildir. Ağır kusur ve kasttan doğan sorumluluğu önceden kaldıran anlaşmalar kesin olarak hükümsüzdür.
- Dolaylı zarar, kâr kaybı ve iş durması zararlarının kapsam dışı olup olmadığını açıkça yazın.
- Toplam sorumluluk tavanı belirlenebilir (örneğin yıllık sözleşme bedeliyle sınırlı).
- Cezai şart caydırıcı olmalı, ancak aşırı olmamalıdır: hâkim, fahiş gördüğü cezayı kendiliğinden indirebilir (TBK m.182).
- Cezai şartın asıl alacakla birlikte mi yoksa onun yerine mi isteneceği belirtilmelidir.
- Tacirler arasında kararlaştırılan cezai şartın indirilmesi kural olarak istenemez; bu, tacir sıfatının önemli bir sonucudur.
Gizlilik, rekabet ve fikrî haklar
- Gizli bilginin tanımı, istisnaları ve gizlilik süresinin sözleşme sona erdikten sonra da devam edip etmeyeceği yazılmalıdır.
- Rekabet etmeme yükümlülüğü süre, yer ve konu bakımından sınırlandırılmalıdır; sınırsız düzenlemeler geçersiz sayılabilir.
- Sözleşme kapsamında üretilecek eser, yazılım, tasarım ve marka üzerindeki hakların kime ait olacağı açıkça belirlenmelidir.
- Karşı tarafın kişisel veri işlemesi söz konusuysa KVKK uyumlu bir veri işleme eki hazırlanmalıdır.
Süre, fesih ve mücbir sebep
- Sözleşmenin süresi belirli mi belirsiz mi; kendiliğinden yenilenecek mi?
- Haklı sebeple derhal fesih hâlleri sayılmalı, olağan fesihte ihbar süresi belirlenmelidir.
- Fesih bildiriminin şekli (yazılı, noter, KEP) ve hüküm doğuracağı an yazılmalıdır.
- Feshin geçmişe mi geleceğe mi etkili olacağı ve tasfiye esasları düzenlenmelidir.
- Mücbir sebep tanımı, bildirim süresi, askıya alma ve uzarsa fesih hakkı belirlenmelidir; salgın, doğal afet ve idari kısıtlamaların kapsama girip girmediği açıkça yazılmalıdır.
Uygulanacak hukuk, yetki ve delil
Bu bölüm sözleşme boyunca hiç okunmaz, uyuşmazlık çıktığı gün ise en çok tartışılan hüküm olur.
- Yetki sözleşmesi ancak tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında yapılabilir; tacir olmayan tarafla yapılan yetki sözleşmesi geçersizdir (HMK m.17).
- Yetki sözleşmesi yazılı olmalı, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişki ve yetkili mahkeme belirli olmalıdır.
- Tahkim tercih edilecekse tahkim şartı açık ve tereddütsüz yazılmalı; tahkim yeri, dili, hakem sayısı ve uygulanacak kurallar belirlenmelidir.
- Delil sözleşmesi ile e-posta ve ticari defterlerin delil niteliği kararlaştırılabilir (HMK m.193); bu, uygulamada ispat kolaylığı sağlayan en pratik hükümlerden biridir.
- Yabancı unsurlu sözleşmelerde uygulanacak hukuk açıkça seçilmelidir.
Sık sorulan sorular
Sözleşmenin mutlaka yazılı olması gerekir mi?
Kural olarak sözleşme serbest şekle tabidir ve sözlü olarak da kurulabilir. Ancak taşınmaz satış vaadi, kefalet, evlilik sözleşmesi gibi bazı sözleşmelerde kanun yazılı veya resmî şekil aramaktadır. Bunun dışında yazılılık, geçerlilik için değil ispat için önemlidir: yazılı olmayan bir sözleşmenin içeriğini uyuşmazlık anında kanıtlamak çoğu zaman mümkün olmaz.
İnternetten indirilen hazır şablon kullanmanın riski nedir?
Şablonlar genellikle farklı bir hukuk sisteminden veya farklı bir sektörden uyarlanmıştır. Sık görülen sonuçlar: Türk hukukunda geçersiz olan sorumsuzluk kayıtları, tacir olmayan tarafla yapıldığı için geçersiz yetki sözleşmeleri, işlemin gerçek riskini karşılamayan cezai şartlar ve sektöre özgü mevzuata hiç değinmeyen metinler. Şablon bir başlangıç noktası olabilir; imzalanacak metin değildir.
Cezai şart ne kadar yüksek olabilir?
Cezai şart, ihlalin ağırlığıyla orantılı olmalıdır. Hâkim, fahiş bulduğu cezayı borçlunun talebine gerek olmaksızın indirebilir. Ancak bu indirim yetkisi tacirler bakımından kural olarak uygulanmaz; tacir, aşırı olduğu gerekçesiyle cezanın indirilmesini isteyemez. Bu nedenle tacir sıfatıyla imzalanan sözleşmelerdeki cezai şartlar özellikle dikkatle değerlendirilmelidir.
E-posta yazışması sözleşme yerine geçer mi?
Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları e-posta üzerinden de oluşabilir; bu durumda sözleşme kurulmuş sayılabilir. Ancak adi e-postanın ispat gücü tartışmalıdır. Güvenli elektronik imza ile imzalanan metin ise elle atılan imzayla aynı hukuki sonucu doğurur. Ticari ilişkide KEP kullanımı, hem bildirimlerin hem de sözleşme değişikliklerinin ispatını belirgin biçimde kolaylaştırır.
Sözleşmeye sonradan ek yapılabilir mi?
Evet. Taraflar sözleşmeyi her zaman karşılıklı anlaşarak değiştirebilir. Değişikliğin asıl sözleşmeyle aynı şekle tabi olması esastır; asıl sözleşme yazılıysa ek protokol de yazılı yapılmalıdır. Sözleşmeye "her türlü değişiklik yazılı yapılır" hükmü konulması, sonradan sözlü değişiklik iddialarının önüne geçer.
Uyuşmazlık çıkarsa önce ne yapmalıyım?
İlk adım, sözleşmedeki bildirim ve fesih usulüne uygun bir ihtar göndermektir; çoğu sözleşmede bu, sonraki hakların kullanılabilmesi için ön koşuldur. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan ticari alacak ve tazminat taleplerinde ise dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Bu aşamalar atlanırsa dava usulden reddedilir.
İmza öncesi kontrol listesi
- Karşı tarafın güncel sicil kaydı ve imza sirküleri elimde mi?
- Ticaret unvanı, MERSİS ve KEP adresi sözleşmede tam yazılı mı?
- Edim ölçülebilir biçimde tanımlandı mı?
- Teslim yeri, zamanı ve masraf paylaşımı belirli mi?
- Muacceliyet anı ve temerrüt faizi yazılı mı?
- Muayene ve ayıp ihbarı usulü düzenlendi mi?
- Sorumluluk tavanı ve kapsam dışı zararlar belirlendi mi?
- Cezai şart orantılı mı ve neyin yerine geçtiği yazılı mı?
- Gizlilik süresi sözleşme sonrası da devam ediyor mu?
- Fikrî hakların kime ait olacağı yazılı mı?
- Fesih usulü ve mücbir sebep tanımı var mı?
- Yetki sözleşmesi tarafların tacir olması koşulunu karşılıyor mu?
- Delil sözleşmesi ile e-posta ve defterlerin delil niteliği belirlendi mi?
- Tüm ekler numaralandı ve imzalandı mı?
İlgili sayfalar
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık yerine geçmez ve somut dosya incelemesinin yerini tutmaz. Mevzuat değişebileceğinden güncel durumun ayrıca teyit edilmesi gerekir.